Yeter Artık


24.Haziran.2026  |   20 Görüntülenme    |      |  


Sevgili okurlarım,

Bugüne kadar futbolda ahlak unsurunun önemini vurgulamaya çalıştım. Ancak biz ahlak konusunu yazdıkça Türk futbolunda ahlaksızlık daha da büyük bir problem haline dönüştü. En başta Trabzonspor’un Türk futboluna kazandırdığı spor ahlakı ve Trabzonsporumuzun kimliği tehlikeye girmeye başladı.

Hülasa, bu hafta sonu itibarıyla sözün bittiği yere geldik. Yaşanan rezilliği artık ifade edemiyorum.

Şair sanki Trabzon için şu dizeleri yazmış:

Sevgi, dağ zirvesi, kin, dipsiz kuyu
Karıştan kısadır hayatın boyu
Kirletirse şayet toprağı, suyu
Göğsünden vururum kendi gölgemi

Ahh Trabzon’um ahh...

Trabzon denilen şu aziz beldeye, tüm değerlerine yeniden bakmaya çalışıyorum. Şu dörtlüğü okudukça kahroluyor, ciğerimizden kamışla kanımızı çektiklerini adeta hissediyorum.

Yer ve gök nasıl adaletle ayakta duruyorsa; insan, toplum ve devlet de aynı şekilde adaletle ayakta durur. Zira adalet, insanlığın ortak vicdanından fışkırıp gelen kadim bir değerdir.

Buradan şu noktaya gelmek istiyorum:

Bu adaletsizliği elinde maymuncuk gibi tutan iki sorumlu vardır: Siyasi güç ve federasyon.

Ayırım yapmaksızın soruyorum; futbol taraftarı, seyrederken haz ve heyecan duyduğu futbolu kirletir mi?

“Kirletirsem,” diyor şair ve devam ediyor:

Göğsünden vururum kendi gölgemi.

Ya Rabbi...

Kanımızı kamışla emenler ne hale getirdiler bizi?

Biz bittik arkadaş.

Çek elini ciğerimden.

Yeter...

Sevdamı elimden alma.

Sana şimdi gücüm yetmiyor. Ama bil ki her şeye mutlak kadir olan Allah var. Mazlumun ahını zalimde bırakmaz.

Ne hale geldi koca imparatorluk şehri...

Ne hale geldi futbolun ilk kitabını yazan şehir...

Geçmişi şan ve şerefle dolu, geleceği umut ışığıyla parlayan aziz şehir; sen sıkılma, sen üzülme.

Seni iğfal edenler utansın.

(Utanacak yüzleri varsa tabii.)

HERKES HATA YAPABİLİR AMA AHMAKLAR HATALARINA BAĞLI KALIR

Çarşambanın gelişi Perşembeden belliydi.

Bir hafta evvel Trabzonspor yönetiminden aklı evvel bir yönetici, Konya iline yazılı dilekçe veriyor:

“Muhtemeldir ki olay çıkabilir, seyircimizi stada almayınız.”

Bu ne demek Allah aşkına?

Açık ve net olarak Fenerbahçe maçına hazırlık.

Yoksa kendi yöneticisi kendi taraftarını ihbar edebilir mi?

Asla...

Basiretli yönetim, olabilecekleri önceden görür. Nasıl çözüleceği konusunda da yetenek ve kabiliyet sahibi olur.

Şehirde tansiyonun düşürülmesi mümkünken, daha fazla gerginlik yaratarak sporu da Trabzonspor’u da el âleme gülünç duruma düşürmez.

Şehrimizin, taraftarımızın ve camianın bostan sırıklarına ihtiyacı yok.

Şampiyonluk elimizden alındı diye gencecik bedenler kendini astı.

Siyasete ve spora verdiğimiz kurbanlar yetmedi mi?

Siz ne biçim yönetici ve başkansınız ki bu sözün ve hayatın bittiği fiili durumdan da utanmıyorsunuz?

O, ona taş atmış...

Öteki taraftara küfür etmiş...

Peki siz nesiniz?

Yöneticinin haberi olmadan o kadar kötü görüntülerin olması mümkün mü?

Siz Trabzonspor taraftarının aklıyla dalga mı geçiyorsunuz?

Taş yerine sevgi sembolü olan çiçeği taraftara verdiniz de taraftar onu iade mi etti?

Trabzonlunun geleneklerinin başında evindekini sahiplenme alışkanlığı vardır.

Düşmanınızın oğlu, dostumuzun kızını kaçırıp bizim evimize getirse ve bize sığınsa; dostumuz gelip kızını istese, biz o kızı vermeyiz.

Bunu bile taraftarımızı gererek ters çalıştırdınız.

Hep yalvardık:

Ne olur spora siyaset eli sokmayın.

Spora kinle yaklaşmayın.

Oturup kalktınız, kupanın asıl kimler tarafından elimizden alındığını siyasi ikbal uğruna gizlediniz.

Spor tarihi, Trabzonspor’un bu yönetimini kara bir leke olarak sayfalarına kayıt altına alacaktır.

Bilin ki sizi hem taraftar hem de Yaradan affetmeyecektir.

Kalın sağlıcakla…

Tekin Küçükali

Bu yazı daha önce TAKA Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

Siz de Bir Yorum Bırakmak İster misiniz?