Futbol Köyümüzün Basat’i: Trabzonspor


15.Şubat.2026  |   16 Görüntülenme    |      |  


Sevgili okurlar,

Öncelikle yazılarımı okuyanlara ve yorum yapanlara en içten minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Yapılan yorumları dikkatle okuyorum; işin doğrusu, çok da istifade ediyorum.

“Cambaza Bak Cambaza” başlıklı yazımıza birçok okuyucumuz yorum yaptı. Ancak bu yorumların bir kısmı yayımlanamadı. Yazıya gösterilen yoğun ilgi nedeniyle gazetenin internet sitesinde aşırı yüklenme olmuş ve sistem arızası yaşanmıştır. Bu nedenle tüm okuyucularımızdan özür dilerim.

12.000’i aşan ciddi bir okuyucu kitlesiyle beni buluşturan Taka Gazetesi’nin genel yayın yönetmeninden çaycısına kadar emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca Ahmet Sancak Beyefendi’yi de buradan sevgiyle selamlıyorum.

Basat kim, biliyor musunuz?

Basat, bir Türk destan kahramanıdır. Zalim Tepegöz’e karşı mücadele verip sonunda onu tepeleyen yiğit bir delikanlıdır. Efsaneye göre Türk köylerinden birinde bir dev türer. Tek bir gözü vardır ve gözü tam tepesindedir. Obur mu obur…

Önceleri köyün kuzularına, koyunlarına dadanır. Yedikçe semizleşir, büyür, kocaman bir deve dönüşür. Bir süre sonra köyde yenebilecek hayvan kalmaz. Tepegöz, besili çocukları yemeye başlar. Köyde bırakın hayvanı, insan bile kalmayacak noktaya gelinir.

Köyün delikanlılarından Basat, okunu ve kılıcını kuşanarak Tepegöz’ü öldürmeye karar verir. Önce uzaktan ok atarak öldürmeyi düşünür; ancak yanına iyice yaklaşmadan, risk almadan bunu başaramayacağını anlar. Cesaretini toplar, kör noktasından yaklaşır ve kılıcıyla onu tam tepesinden haklar. Böylece köy, Tepegöz’ün zulmünden kurtulur.


Türk futbolu da uzun zamandır böyle bir Tepegöz’ü besledi, büyüttü ve dev hâline getirdi. Şimdi bu azgın dev önüne geleni yemeye, yutmaya kalkışıyor.

Bu Tepegöz futbolcuları yiyor, hakemleri yiyor, tahkim kurullarını yutuyor; hâkimlere ve savcılara sıranın geleceğini hissettiriyor.

Türk futbolunun Tepegöz’ü, güveni ve heyecanı bir çırpıda yutuverdi. Geleceği olan, Türk futboluna katma değer üretecek futbolcuların boğazına yapışıyor. Namuslu ve dürüst hakemleri pençesine düşürdüğü gibi midesine indiriyor.

Karar verme konumunda olan tüm mekanizmalar baskı altında kalmış durumda: Tahkim kurulları, disiplin kurulları, hâkimler ve savcılar…

Bugünlerde herkes 1 Haziran’ı bekliyor. Beklenti şu: Hâkimler kendilerini inkâr edercesine karar verecek ve lobiciliği güçlü bir kulübün camiası rahat edecek. Türk futbolunda kamu vicdanını ve adaleti umursayan yok. Oysa bir hâkimin delillere bakarak, elini vicdanına koyarak veremeyeceği ya da bile bile hatalı vereceği bir kararın toplum üzerinde oluşturacağı tahribatı kimse hesap etmiyor. Varsa yoksa özgürlük… Hâlbuki özgürlük her zaman adalet anlamına gelmez.

Önünü bile görmekten aciz bir dev, Türk futbolunun tüm kazanımlarını bencilce harcıyor. Bu devin karnı doysun diye Avrupa’ya gidememeyi göze aldık. Kadim değerlerimizden bile taviz verir hâle geldik.

Örneğin; ülkemize futbol oynamak için gelmiş siyahi bir futbolcuya karşı açıkça ırkçılık yapılmıştır. Konu, Türk futbolunun adalet duygusunu ve temel değerlerini korumakla yükümlü kurulların önüne geldiğinde; herkes Tepegöz’ün korkusuna kapılmıştır. Uluslararası arenada itibar kaybını göze alarak suçlu koruma altına alınmıştır. Üstelik ödül gibi milli takıma çağrılmıştır.

Oysa böylesine saygısızlıkla anılan bir futbolcunun en azından milli takım forması giymemesi gerekirdi.


Sevgili futbolseverler,

Futbol köyümüzü bu obur devden, her şeyi tüketmeye odaklanmış bu Tepegöz zihniyetinden kurtarmalıyız. Türk futbolundan mutlaka bir Basat çıkmalıdır.

Bu deve medya üzerinden birkaç söz söylemekle sonuç alınamayacağını bilen, risk almayı göze alan bir Basat…

Gerekirse lobiciliği bir silah gibi kuşanacak, bu devin güçlü cüssesine aldanmayacak bir Basat…

Çünkü her devin bir kör noktası vardır.

Tüm camialar bu deve boyun eğse de Trabzonspor camiası Basat misali ortaya çıkacak ve Türk futbolunun Tepegözü olmaya kalkan kim olursa olsun onu tepeleyecektir.

Sağlıcakla kalın.


Tekin KÜÇÜKALİ

Bu yazı daha önce Taka Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

Siz de Bir Yorum Bırakmak İster misiniz?