Trabzonspor'da Deprem


15.Şubat.2026  |   20 Görüntülenme    |      |  


Sevgili okurlarım,

Üç haftadır muhasebe yapıyorum. Üç kuruşluk menfaatlerin nelere tercih edildiğine şahit oldukça kahroluyorum. Yazmıyorum, yazamıyorum… Elim varmıyor. Hani derler ya:
“Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.”

Bu köşede yazmaya başladığımdan beri iki temel direği hep ayakta tuttum:
Birincisi Trabzonspor’un menfaati.
İkincisi taraftarın sesi olmak.

Bu yüzden birçok kişinin tepkisini çekmişimdir. Haberim olmadan bana kızanlar bile olmuştur. Ancak hedefim Trabzonspor, hedef kitlem de onun vefakâr taraftarı olduğu sürece —yani ben istikametimi şaşırmadığım sürece— menfaatçilerin tepkisi bana vız gelir tırıs gider.

Beni yazmayı bırakma noktasına getiren ise bazı insanların tanınmayacak hâle gelmesidir. Bu nasıl bir körlüktür, bu nasıl bir yozlaşmadır, aklım almıyor. Yanlışların bu dereceye taşınması ve yanlışta bu kadar ısrar edilmesi bana “pes” dedirtti. Çünkü doğrularla yanlışlar, hak ile batıl birbirine girdi.

Bugün gelinen noktada on kişiye düşmüş bir yönetim kurulu var:
İrfan Coşkun, Osman İlyas, Yaşar Aşçıoğlu, Sebahattin Çakıroğlu, Muhammet Kara, Uğur Bozoğlu, Çetin Kansız, Murat Türköz, Ahmet Emre Turan ve Köksal Sadıklar…

Eğer üç kişi daha istifa ederse yönetim resmen düşecek ve karar alamaz hâle gelecek. Ancak anlaşılan o ki yönetim kurulunun zaten fazla bir ağırlığı kalmamış. Kararlarda istişare makamı bile olamıyor. Kendini yok sayılmış hissedenler de bir bir istifa ediyor. Trabzonspor tarihi, günbegün eriyen böyle bir yönetim görmedi.

Gerçek istifaların yanında bir de gece öfkeyle istifa edip sabah menfaatlerinin elden gideceğini anlayınca geri adım atanlar var. Kulüp borç batağına sürüklendi. Bu bataktan kolay çıkılmaz. Debelendikçe daha da batılır. Hele bu anlayış değişmezse direnç tamamen yok olur.

Trabzonspor’un kurumsal kimliği yerlerde sürünüyor. Uçurumdan düşmüş, hızla yere çakılacak bir tablo var; ama onlara sorarsanız semalarda uçuyorlar.

En son, yıllarca şike tartışmalarıyla karşı karşıya kaldıkları ve her gün ağız dalaşı yaptıkları TFF yönetimine destek kararı aldılar. Her yeni çelişki, yönetimde yeni bir istifa dalgası getiriyor. Ama anlayan kim?

Sevgili okurlarım,

Trabzonspor’da alışılmadık bir deprem yaşanıyor. Trabzonspor, iş bilmezliğe ve menfaat hesaplarına teslim edilmiş durumda. Sanki “Bu ülkeden bize düşen pay da Trabzonspor’dur.” anlayışıyla hareket ediliyor ve kulüp kemiriliyor.

Ben uzun zamandır bu köşeden, Trabzonspor’un bu yıkıcı sarsıntıdan kurtulması için yazıyorum. Yapılan büyük hatadan —bu yönetime Trabzonspor’un teslim edilmesi hatasından— dönülmesi için çabalıyorum.

Belki de bir süre bırakmak gerekir. Yolun sonuna geldiklerini, denizin bittiğini kendilerinin görmesini beklemek gerekir. Belki de boğanın alnından yumruğu çeksek yüzüstü yere kapanacak.

Trabzonspor sevgisi adına ve taraftarın hatırına bir de bu yolu deneyeyim diyorum ve yazılarıma şimdilik ara veriyorum.

Kalın sağlıcakla…


Tekin KÜÇÜKALİ

Bu yazı daha önce Taka Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

Siz de Bir Yorum Bırakmak İster misiniz?