Mutluyuz Gururluyuz


15.Şubat.2026  |   17 Görüntülenme    |      |  



Sevgili Okurlarım,

Futbol sezonunu bitirdik. Çok şükür sezonu 6. sırada değil de 5. sırada tamamladık. Mutluyuz, gururluyuz (!). Biz de taraftar olarak kan ter içinde kaldık, bittik. Başarıya bakar mısınız?

Trabzonspor’un kuruluş tarihini bilmeyenler, Trabzon’da sporun ne demek olduğunu bilmeyenler için pekâlâ başarı diye naralar atabilirler.

Oysa başarı, utanmadan taraftarın yüzüne bakabilmektir. Başarının delili; sokağa çıktığınızda çekim alanı olmanız, etrafınızın taraftar sevgisiyle sarılmasıdır.

Başarı onurdur, şereftir. Sadece Allah’a eğilen baştır.
Temiz eldir, temiz yürektir.

Başarılar genellikle küçük ama kaliteli ve inançlı ekiplerin işidir.

Trabzonspor kurulurken başarının tarihini yazdı. Onu okumadan hiç kimse ama hiç kimse Trabzonspor’u anlayamaz ve yönetemez.

Tek cümle ile izah edersek;
Kağıda inancını dökenlerle, kazancını paylaşanlarla, Hüseyin Avni Aker Stadyumu’e terini karşılıksız dökenlerle Trabzonspor kuruldu ve başarıları kovaladı.

Sadece kağıt üstünde yönetici olunmaz. Taraftar “Bize her yer Trabzon” derken marka ve ürününü birlikte telaffuz etmiştir. Kastı kalitedir, kimlikli bir duruştur. Taraftarımız dalga geçilmeyi, ciddiye alınmamayı hak etmiyor. Temsil ettiği markanın rekabetçi olduğunu ve fark yaratma kabiliyetinin bulunduğunu göstermek istemiştir.

Beşinci olasınız diye değil beyler. Aklınızı başınıza alın. Divan Kurulu Başkanı Sayın Av. Ali Sürmen’e kulak verin:
“Sizin için onurlu bir yol ancak ve ancak hemen bir genel kurul yapmaktır. Yöneticilik çok kere körük gibi ciğer ister. Yaptığın işe güveniyorsan tabii.”

Yaptığınız çalışmaların faydalı olduğuna inanıyorsanız neden köşe bucak, ödlekler gibi saklanıyorsunuz? Çıkın ortaya. Kulak verin Ali Sürmen’in çağrısına.
“Biz buradayız. Buyurun, Trabzonspor kamuoyu önünde alnımız açık, elimiz temiz.” deyiverin bakalım.

Diyemiyorsunuz elbette. Ne oldu? Dört lastik birden balon oldu.

Sezon bitince normal bir yönetim masaya oturur; yanlışlarını, doğrularını, eksiklerini ve fazlalarını tek tek analiz eder. Nerede hatalar yaptık diye kendi kendine sorar. Ligi beşinci sırada bitirmenin maliyetini çıkarır. Gerekirse faturasını sorumlulara keser. Bu hezimetin sorumlusu kendisi ise en etik davranış, Genel Kurul’dan yeni bir fırsat talep etmektir.

Geldiğimiz bu noktada yapılması yanlış olan tek hareket var: Hiçbir şey olmamış gibi arsız arsız, çaktırmadan yoluna devam etmek. Bugün yapılmayan muhasebenin faturasını taraftar sezon başında sahada keser ama Trabzonspor gelecek sezonu da kaybeder.

Trabzonspor’a bu ihaneti yapmayın. Gelin muhasebenizi yapın. Faturayı kesin ve Trabzonspor’un önünü açın. Utanmadan, sıkılmadan geçen yılın öncesinde yaptığınız gibi yine kulübü futbolcu çöplüğüne dönüştürmeyin.

Feryat figan edeceğimiz bu vahim duruma ağlayarak gözyaşı dökemiyoruz. Göz pınarlarımız yeni doğmuş bebeklerin 7. haftasından farksız oldu. (Yeni doğmuş bebeklerde gözyaşı 7. haftadan sonra salgılanır.)
Ne hale geldik… Ağlıyoruz ama gözyaşı bile dökemiyoruz.

Kalın sağlıcakla…

Siz de Bir Yorum Bırakmak İster misiniz?