Sustukça Batıyoruz
Bir hafta evvel, perşembe günü kendi görüşümü yine bu sayfadan sizlerle paylaşmıştım. Yazdıklarımı 22 bini aşkın insan internetten okudu. Herkese ayrı ayrı teşekkür ederim. Hele yorum yapanlar… Neler yazmışlar neler! Hepsini burada aktarmak isterdim; ancak şimdilik iki tanesine yer vereyim.
Sevgili Hasan Düzgün, soyadı gibi düzgün ve değerli bir şahsiyet. Kısaca şöyle diyor:
“Tekin ağabey, belli ki gerilim son noktaya geldi. Allah, din, iman diyerek istifasını istiyor yönetimin. Bu yönetim tombaladan tesadüfen çıktı ve yanlış yaptı. Zaten beklenen de buydu. 1,5 yılda onca hata yaptı. Bunca yanlışlığa rağmen mali kongrede yöneticileri aklayan delegelere neden birkaç söz söylemiyorsun?”
Bir başka yorumcu da kıymetli bir isim; Sayın İsmail Kırali. O da şöyle diyor:
“Değerli Tekin Başkan, iki yıldır uyarılarınızı izleyen birisiyim. Her defasında ‘Acaba yanılıyor muyum?’ dedim. Belki yönetim çare bulur diye bekledim. Ama artık korkularımız kabusa dönüşmek üzere. Ortak akıl devreye girmeli.”
Her iki değerli okuyucuma ve tüm yorumculara teşekkür ederim.
Trabzonspor’un para yönetim politikası yanlış. Transfer politikası yanlış. Teknik adam politikası yanlış. Velhasıl, deveye sormuşlar “Boynun neden eğri?” diye; “Nerem doğru ki?” demiş. Maalesef doğru yapılan iş yok.
Bakınız sevgili okuyucularım; Bursaspor mayıs ayında stadının açılışını yapmayı planlıyor. Allah aşkına, biz Bursaspor’la birlikte yola çıkmadık mı? Mangalda kül bırakmayanlar, yüksek siyaset yapanlar… Şimdi ne oldu?
Atalarımız ne derdi? “Bir kimsenin ar damarı çatlamasın.”
Vay vay vay… Neler neler maydanozlu köfteler!
Yeni yıla da heyecanlı bir haberle girdik. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKAP) Genel Sekreteri Sayın Çetin Oktay Kaldırım’ın 02.01.2015 tarihli Taka Gazetesi’ndeki açıklamalarını okuyunca umutlandım.
Çay Vadisi ve Çay Adası projelerinden söz etmiş. “Çayda dünya üretiminde 5. sıradayız. Kalite, ihracat, AR-GE, inovasyon ve altyapı çalışmalarıyla daha yüksek katma değerli ürünler geliştirmeliyiz.” demiş.
Peki nasıl?
2013 yılında Çaykur’un faaliyet gideri 238.885.064,08 TL. Bunun 28.222.227,30 TL’si genel müdürlük gideri. Promosyon için harcanan tutar 139.491.661,19 TL. AR-GE’ye ayrılan miktar ise yalnızca 3.477.125,59 TL.
Ülkemizde Koç Holding bünyesindeki tek bir otomotiv markasının AR-GE departmanında yüzlerce mühendis çalışıyor.
ÇAYKUR önce şunu sormalı: İki yüz bini aşkın ortağım olan çiftçiyle nasıl barışırım? Bu masum ve mazlum insanların hakkını nasıl korurum?
Sayın Kaldırım, iyi niyetinizden şüphem yok. Ancak ürününü ÇAYKUR’a teslim eden ya da sıra bekleyen insanların tuvalet ihtiyacı yok mu? Kadınlarımız yağmurda, çamurda bu ihtiyacı nasıl gideriyor? Bu ilkel duruma isyan ediyorum.
En sıradan kahvehane, en küçük cafe bile bu ihtiyaca cevap verecek bir yer bulundurmak zorunda; yoksa ruhsat alamaz.
Makamların büyüklüğü değil, yüreklerin duyarlılığı önemlidir.
“Salla gitsin” diyenlere ise Yüce Rabbim kul hakkıyla gelmeyin diye buyuruyor.
Kalın sağlıcakla…
Tekin Küçükali
Bu yazı daha önce Taka Gazetesi’nde yayımlanmıştır.
Siz de Bir Yorum Bırakmak İster misiniz?