Yürü Bre Yalan Dünya
Sevgili okuyucularım,
ÇAY-KUR meselesine gelecek hafta tekrar döneceğim. Ancak bugün aklımdaki önemli bir futbol sevdalısını hatırlamak durumundayız.
Bir spor sevdalısı, bir futbol adamı, renk ayrımı yapmadan hizmet üreten bir insan… Rahmetli Süleyman Seba.
Kendisini, Trabzonspor’da idarecilik yaptığım dönemlerde tanıdım. Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nun zemininde problem vardı, çözüm arıyorduk. O dönem Beşiktaş’ın da benzer bir sıkıntısı olmuş.
Süleyman Seba’dan randevu aldım, yanına gittim. Hemen ekibini kurdu, “Problemi çözmeden gelmeyin” diyerek bizi uğurladı. Abi-kardeş ilişkimiz orada başladı.
Sonrasında Karadenizspor’un başkanı oldum.
Bir gün sahadayız. Dediler ki: “Süleyman Seba geldi.” Yanında Ogün Temizkanoğlu ve Ali Eren Beşerler var.
Şaşkınlıkla, “Abi sen ve buralar?” dedim.
“Oğlum biz de buralardan yukarılara çıktık. Buralar unutulacak yerler mi?” dedi.
Anlat bakalım, amatörde büyük başarılar elde etmişsin. Bu ne güzel saha, gece maçı yapıyorsunuz…
Ben de hemen, “Abi renkleri görüyorsun, bordo-mavi” dedim ve panodaki şampiyonluk fotoğraflarını gösterdim. “Şimdiki futbolculara gösteriyorum ki siz de böyle olun” dedim.
Ogün söze girdi:
“Süleyman Abi, şu Avni Aker yok mu? Sahaya çıkmadan ayaklarımızın bağı çözülürdü. En korktuğumuz deplasman Trabzonspor’du. Taraftarın ‘cehennem’ dediği yer tam da oydu.”
Rahmetli bizimle oturdu, antrenmanı izledi. Çocuklarla tek tek ilgilendi.
Karadenizspor’un moral ve motivasyon gecesi vardı. Davet ettik, bizi kırmadı. Güzel bir konuşma yaptı.
O gecede kimler yoktu ki… Beyazıt Öztürk, rahmetli Osman Yağmurdereli, Volkan Konak, İbrahim Can, Oğuz Koloğlu, Kadir İnanır… Hep birlikte güzel bir gece yaşamıştık.
Yunus Emre ne diyor:
Yürü bre yalan dünya
Yalan dünya değil misin
Yedi kere ıssız kalıp
Dolan dünya değil misin.
Süleyman Abi ile ilgili anlatacak çok şey var. İnşallah bir gün yine nasip olur.
Bu sezonun Süper Lig organizasyonunun onun adına düzenlenmesi doğru bir karardı. Ancak böyle bir ismi taşıyorsak, adam gibi bir lig yaşamalı ve yaşatmalıyız.
Sadece futbolun keyfini önemseyen, amatör futbola verdiği destekle bunu gösteren Süleyman Seba’nın adını kirletmeyelim.
Hakemlerimiz az hata yapsın. Futbolcuların emeğine, taraftarın harcadığı zamana saygı duysunlar. Hakemsiz futbol olmaz ama taraftarsız da olmaz.
Futbolcular sahtekârlık yapmasın. Doksan dakika tekme atan, hakemden uyarı bile almayan oyuncular görmek istemiyoruz. Süleyman Abi’nin hatırına, ceza sahasında kendini yere atanları görmek istemiyoruz.
Yöneticiler paraya kulluk yerine futbola saygı duysun. Şikeye yeltenmesin.
Çünkü Süleyman Seba bunların hiçbirini yapmadı, hoş da görmedi. Bugün herkes onun futbol adamlığının önünde eğiliyorsa, futbolu yönetenler de bu hassasiyeti iyi analiz etmelidir.
Kalın sağlıcakla…
Tekin KÜÇÜKALİ
Bu yazı daha önce Taka Gazetesi’nde yayımlanmıştır.
Siz de Bir Yorum Bırakmak İster misiniz?