Gevşek Tükürük Sakalı Murdar Eder


23.Şubat.2026  |   3 Görüntülenme    |      |  


Sevgili okurlarım,

Birkaç haftadır çay ve fındıkla ilgili yazıyorum. Belki bir grubumuz sıkıldı, “Başka konu mu yok?” diye düşünebilir. İnanınız ki bu iki konuda çok önemli telefonlar alıyorum. İnsanımız bu manada oldukça dertli. Takdir edersiniz ki çaresizin yanında olmak, dertlinin derdiyle hemhâl olmak biz insanlar için kaçınılmaz bir görevdir. Sizlerin anlayışına sığınıyor, sabırlı olmanızı diliyorum.

Sevgili dostlar,

Biliyorsunuz ben profesyonel bir yazar değilim. Bildiklerimi sizlerle paylaşmak üzere Taka Gazetesi’nin sahibi ve yazarlarının teşvikleriyle bu köşede haftada bir gün buluşuyoruz. Kendilerine, beni sizlerle buluşturdukları için teşekkür ederim.

Geçtiğimiz hafta Şemsi Bayraktar’ın çay sektörü ile ilgili Rize’de yaptığı toplantıları basından takip ettim.

Sayın Bayraktar’ı şahsen çok beğenirim. Çalışkan, çiftçinin yanında duran önemli bir şahsiyettir. Rize’deki konuşmasını dinlerken hem üzüldüm hem de son derece endişelendim. Sayın Başkan diyor ki:

“Çay sektöründen ekmek yiyen iki yüz binden fazla kişinin hak ve menfaatleri noktasında, Çaykur’un ayakta kalması ve özelleşmemesi önem taşıyor. Çaykur gerçekten üreticimiz için çok hayati ve fonksiyonel bir görev ifade ediyor.”

Bu sözlere şapka çıkarılır. Lakin bunlar boş yere söylenmiş ifadeler değildir. Türk tarımının boynuna idam yaftası asılmadan önce hep birileri bizi uyarır; biz de çoğu zaman “Adam sen de” deyip geçeriz.

Sayın Başkan,

ÇAYKUR’un özelleşmesini istemek bir yana, düşünmek bile yöre insanına ve Türk tarımına yapılacak büyük bir ihanettir. Dünyada çay üretirken yaş yaprakta pestisit kullanmayan tek ülkeyiz. Böylesine doğal bir ürün çok daha titizlikle korunmalıdır. Pancarı, pamuğu ve benzeri ürünleri üreten çiftçilerimizin kurumları özelleşince sonlarının ne kadar feci olduğunu hep birlikte gördük. Feryadımız bundandır.

Bir çiftçi olarak diyoruz ki:
Kapı kapı gezerek bunun önemini çiftçimize anlatmalıyız. Yaşanmış ve yaşanmakta olan acılara yenisini ekletmemeliyiz. Tarımın ne kadar önemli olduğunu, çiftçi toprağa bir defa küstü mü geri döndürmenin ne kadar zor olduğunu ilgililere ve ilgisizlere bıkmadan usanmadan anlatmalıyız. Gelişmiş ülkelerin tarıma nasıl destek verdiklerini tek tek ortaya koymalıyız.

Saygıdeğer okurlarım,

Çaykur önemli bir kurumdur. Ancak çok önemli yönetim problemleri vardır. Üreticinin derdi var, geleceği ile ilgili endişesi var. Kıt kanaat arazisi verimsizleşiyor. Bir çay üreticisi olarak aklıma gelenleri sıralayayım; lütfen ön yargısız düşünelim:

  • Kaçak çay belası var mı? Var. Doğu Anadolu’nun çeşitli ilçelerindeki çay depolarının ne anlama geldiğini herkes biliyor.

  • Tanıtım ve reklam eksikliği var mı? Var. Milyon liralık reklamları sadece kendi bölgemizde vermenin ne anlamı var?

  • Pazarlama yanlışları yok mu? Var. Bayilere verilen prim destekleri, spot satışlar, kontrolsüz uygulamalar…

  • Kapasite kullanımında eksiklikler var mı? Var.

  • Popülist yaklaşımlarla alınan kararlar var mı? Var.

  • Akademik ve dünya standartlarında bir AR-GE çalışması var mı? Maalesef yok.

  • Yaş çay yaprağı kalitesi konusunda ciddi bir iyileştirme programı var mı? Yetersiz.

Sayılacak daha çok madde var. Yeri geldikçe yazacağım.

Bugün sözümü şu ayetle bağlamak istiyorum:

“Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” (Nisa Suresi, 58. Ayet)

Öneriniz nedir? derseniz; işte size önerim budur. Çayın ve çiftçinin selameti için bu ayet yeter de artar bile…

Kalın sağlıcakla…

Tekin KÜÇÜKALİ

Bu yazı daha önce Taka Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

Siz de Bir Yorum Bırakmak İster misiniz?