Çaylar Demli Olsun


23.Şubat.2026  |   2 Görüntülenme    |      |  


Sevgili okurlarım,

Yöremizin geleceğini yakından ilgilendiren en önemli geçim kaynaklarımızın başında gelen çay konusunu işlemeye devam etmeliyiz. Çayımızın içler acısı hâlini gördükçe bırakıp da futbola dönemiyorum bir türlü.

Bu demek değildir ki futboldan, hele hele Trabzonspor gibi büyük bir sevdayı yazmaktan imtina edeceğim. Asla aklımdan dahi geçmez. Şimdilik yaşananları yakından takip ediyorum.

Elbette yöremizin ve ülkemizin geleceği de bizi yakinen alakadar etmektedir. Gıda fiyatları her ay ciddi artış göstermektedir. Ülkemiz, gıda fiyat artışında %12,5 ile OECD üyeleri arasında en fazla artış yaşayan ülke konumundadır.

Bunun için zaman zaman ithalata öncelik verilmektedir. Böylece çiftçimiz çok zor durumlarla karşı karşıya kalmaktadır. Ara pansumanlarla geçici rahatlamalar sağlanıyor gibi görünse de ardından daha büyük sarsıntılar geliyor. Bir bakıyorsunuz tarım ve gıda sektörü adeta ölümle pençeleşiyor.

Çok yakın yıllara bakalım. Kendi kendine yeten sayılı ülkelerden biriydik. Ne oldu bize? Gelin küçük bir irdeleme yapalım.

Ülkemizde çayın temel sorunlarından biri kalite meselesidir. Çay ürününün kalitesinin yükselmesi büyük ölçüde tarımsal teknik ve tedbirlere dayanmaktadır.

1993 yılında başlayan budama çalışmaları artık tekniğine uygun yapılmamaktadır. Taze diye bilinen yaş çay yaprağı verimsizleşmektedir.

Uzun yıllar uygulanan tek yönlü ve aşırı kimyasal gübre kullanımı toprağın yapısını bozmuştur. Bitkinin sürgün kalitesi düşmüştür.

Yaş yaprak alımında uygulanması gereken planlı ve denetimli sistem yeterince takip edilmemiştir.

Tesislere bastır doldur yaş çay yapraklarını… Alım ambarlarına getir… Kamyonlara yüklerken cümbür cemaat çık kamyonun üzerine, hep beraber çiğneyerek bastır. Fazla kilo yüklensin ki hem kamyoncu kazansın hem alım yerinde yer açılsın. Çayın zarar görmesi kimin umurunda?

Bu, sorumsuzluk değil de nedir?
Bu, kaliteyi çiğnemek değil de nedir?
Bu, ülkenin en önemli ürünlerinden birini yok saymak değil de nedir?

Bu coğrafyada geçimini ve geleceğini çay yaprağına bağlayan insanlara yapılacak en büyük kötülük değil midir?

Şunu çok iyi bilmeliyiz: Kalitesiz çay yaprağından kaliteli çay üretilemez.
Kalitesiz malzemeden kaliteli ürün çıkmaz.

Sevgili okurlarım,

Sabrınızı taşırmadımsa birkaç yazı daha tarım ürünlerini anlatmaya devam edeceğim.

Futbola gelince…

Passolig uygulamasının stadyumlara yaydığı ruhsuzluğu benim ayrıca yazmama gerek yok sanırım. Bu hafta tribünlerdeki boşluk ve heyecansızlık her şeyi anlatıyordu.

Kalın sağlıcakla…

Tekin KÜÇÜKALİ

Bu yazı daha önce Taka Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

Siz de Bir Yorum Bırakmak İster misiniz?